13/3/2008 - YENİ BİR DÜNYA OLUŞUYOR
Amerikalı astronomlar, uzayın derinliklerinde yeni bir 'Dünya' oluşumunu tespit ettiklerini duyurdular. Dünyadan 424 ışık yılı uzaklıktaki 'HD 113766' kodlu yıldızın yörüngesinde, dünyanın oluşumuna benzer şekilde yoğunlaşmaya başlayan bir toz yoğunluğu keşfedildi.
Amerikan Uzay Dairesi'ne (NASA) ait Spitzer Uzay Teleskobuyla keşfedilen oluşumun, 'ergenlik çağını yaşayan' bir gezegen olduğu sanılıyor. Astronomlar, halka şeklindeki toz bulutunun, Mars büyüklüğünde bir gezegene dönüşecek kadar materyale sahip olduğunu kaydediyorlar.
RESİMLER

|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
13/3/2008 - İlginç Şeyler-2
♥ Güney Kore başkenti Seul, Kore dilinde "başkent" anlamına gelmektedir. ♥ Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır. ♥ Günümüzde, evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır. ♥ Hamamböcekleri yaklaşık olarak 250 milyon yıldır yaşadıkları halde hiçbir değişime uğramamışlardır. ♥ Hapşırdığınız zaman, kalbiniz de dâhil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarınız bir an için durur. ♥ Hapşırırken Burnu ya da Ağzı Kapamak, Felce Neden Oluyor. ♥ Havuca rengini karoten verir. ♥ Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır. ♥ Her 25 kişiden biri astım hastasıdır. ♥ Her dört Amerikalıdan biri mutlaka televizyonda görünüyor. ♥ Her iki taraf da kan bağışında bulunursa, Paraguay’da düello yapmak yasaldır. ♥ Herhangi bir okyanusun en uzak olduğu nokta cin’dir. ♥ Hindistan`da oyun kâğıtları yuvarlaktır. ♥ Hindistan’daki yıllık doğum sayısı, Avustralya’nın toplam nüfusundan fazladır. ♥ Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar. ♥ İleri doğru bir adim atıldığında, insan vücudundaki 54 kas çalışır. ♥ İlk çamaşır makinesi 1907 yilinda Hurley Machine Co. Tarafından pazarlandı. ♥ İnciler sirkede erir. ♥ İnek sütünün pH değeri 6’dır. ♥ İngilizcedeki Wendy ismi, Peter Pan hikâyesinde kullanılmak üzere uydurulmuştur. ♥ İngiltere’deki bütün kuğular kraliçenin malidir. ♥ İnsan beyninin % 80’i sudur. ♥ İnsan beyninin ortalama ağırlığı 1.3kg’dır. ♥ İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak başparmağınki, en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağınkidir. ♥ İnsan saçı, üç kilo ağırlık kaldırabilecek esnekliktedir. ♥ İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir. ♥ İnsanlar beyinlerinin sadece %10’unu kullanırlar. ♥ İnsanlar vücutlarında 300 adet kemikle doğuyorlar ama yetişkin olduklarında bu sayı 206 ya düşüyor. ♥ İnsanlar yaşamları boyunca altı filin ağırlığına eşit miktarda yiyecek tüketiyorlar. ♥ İnternetin yıllık büyüme yüzdesi 314.000’dir. ♥ Kadınlar erkeklere oranla iki kat fazla göz kırpar. ♥ Kanada, Kızılderili dilinde "büyük koy" anlamına gelmektedir. ♥ Kangurular geri geri yürüyemezler. ♥ Kaptan Cook, Antarktika hariç bütün kıtalara ayak basan ilk insandır. ♥ Kaşları yukarı kaldırmak için 30 kaşı harekete geçirmek gerekiyor. ♥ Kediler ultrason seslerini duyarlar. ♥ Kedilerin beyninde 32 adet kas vardır. ♥ Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar. ♥ Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır. ♥ Kış aylarında, Moskova’daki buz pateni pistleri 250 bin metrekarelik bir alanı kaplar. ♥ Kıta isimlerinin hepsi ayni harfle başlayıp ayni harfle biter. ♥ Kirli kar, temiz kardan daha kolay erir. ♥ Kopeklerin ter bezleri ayaklarındadır. ♥ Kutup ayıları solaktır. ♥ Larry Hagman (JR.)Dallas dizisinin setinde hiç kimsenin sigara içmesine izin vermezdi. ♥ Marilyn Monroe’nun altı ayak parmağı vardı. ♥ Meşe ağaçları elli yaşına gelmeden meşe palamudu üretemezler. ♥ Mexico City her sene 25 cm kadar batıyor. ♥ Mickey Mouse’dan önce en meşhur çizgi film kahramanı Felix The Cat’di. ♥ Monako’nun ulusal orkestrası ordusundan daha geniş bir kadroya sahiptir. ♥ Mumyaların ayak parmakları tek tek sarılarak mumyalanmıştır. ♥ New York bir zamanlar Amsterdam`dı. ♥ Newton, yer çekimi kanununu fark ettiği zaman 23 yaşındaydı. ♥ Norveç’in kuzeyinde, her yaz 14 hafta gece gündüz güneşli geçer. ♥ Ortalama bir buzdağının ağırlığı 20 milyon ton. ♥ Ortalama bir erkek, hayatinin 3350 saatini tıraş olmak için harcar. ♥ Ortalama bir insan hayati boyunca iki yılını telefonda konuşarak harcıyor. ♥ Ortalama bir pire, kendi büyüklüğünün 150 katı yüksekliğe zıplayabiliyor. Bu oranı tutturmak için bir insanin yaklaşık 30 metre zıplaması gerekli. ♥ Ortalama olarak, Amerika’da günde üç adet cinsiyet değiştirme operasyonu gerçekleşmektedir. ♥ Ödemeli telefon konuşmalarının çoğu babalar gününde ediliyor. ♥ Pablo Picasso, parasızlık çektiği gençlik günlerinde yaptığı resimleri yakarak ısınırdı. ♥ Penguen yüzebilen ama uçamayan tek kustur. ♥ Peru’da hiç umumi tuvalet yoktur. ♥ Rodin’in unlu ‘Düşünen Adam’ heykeli aslında İtalyan şair Dante’nin portresidir. ♥ Rusya’nın dörtte biri ormanlarla kaplıdır. ♥ Rusya’da doğudan batıya doğru seyahat edilirse, yedi saat kuşağı geçilir. ♥ Sadece bir tane kovboy filmi kadın yönetmen tarafından çekilmiştir ♥ Sadece dişi kanaryalar ötebilir. ♥ Sadece dişi sivrisinekler ısırır. ♥ Sağ elini kullanan insanlar sol elini kullananlara göre ortalama dokuz yıl daha fazla yaşıyorlar. ♥ Sahra çölündeki Tidikelt kasabasına on yıl boyunca hiç yağmur yağmamıştır. ♥ Salatalığın yüzde 96’si sudur. ♥ Sallanan sandalyede hiç durmadan sallanma rekoru 440 saattir. ♥ Sarışınların esmerlere göre daha fazla saçı vardır. ♥ Sığırların dört tane midesi vardır. ♥ Sihirli sözcük‘Abrakadabra’ ilk olarak yüksek ateşli hastaların ateşlerini düşürmek için söylenmişti. ♥ Sineklerin beş gözü vardır. ♥ Suudi Arabistan’da hiç ırmak yoktur. ♥ Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır. ♥ Tarantulalar iki bucuk yıl yiyeceksiz yaşayabilirler. ♥ Tarih boyunca yeryüzünde bulunan altın 200 kat daha fazlası okyanuslarda bulunmaktadır. ♥ Timsahlar dillerini dışarı çıkaramazlar. ♥ Timsahlar renk korudur. ♥ Tom sawyer daktiloda yazılan ilk romandır. ♥ Uranüs, çıplak gözle görülebilen bir gezegendir. ♥ Uyurken, televizyon seyrederken yaktığımızdan daha fazla kalori harcıyoruz. ♥ Ünlü çizgi film kahramanı Temel Reis, 1919 yılında Elzie Crisler Segar tarafından yaratıldı. ♥ Üzerinde barkodu olan ilk ürün Wrigleys marka sakızdır. ♥ Venus saat yönünde dönen tek gezegendir. ♥ Virginia woolf kitaplarının çoğunu ayakta yazmıştır. ♥ Yarım kilo bal yapabilmek için arılar iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorundadırlar. ♥ Yataktan düşerek ölme olasılığı iki milyonda birdir. ♥ Yazar Rudyard Kipling sadece siyah mürekkep kullanırdı. ♥ Yeni Zelanda, dünyadaki her türlü iklimin yaşandığı tek ülkedir. ♥ Yetişkin bir ayı, bir at kadar hızlı koşabilir. ♥ Yetişkin bir insan günde ortalama olarak 23 bin kez nefes alır. ♥ Yıllara göre ortalama alındığında, her sene eşekler tarafından öldürülen insan sayısı uçak kazalarında ölenlerin sayısından daha fazla. ♥ Yunuslar bir gözleri açık uyurlar. ♥ Zebralar beyaz üzerine siyah çizgilidir. ♥ Zürafalar 35 cm uzunluğunda siyah bir dile sahiptirler. ♥ Zürafalar yüzemez. Yüzse bile kesin boğulur ♥ Zürafaların ses telleri yoktur.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
13/3/2008 - İlginç Şeyler...
♥ 18 Şubat 1979 yılında sahra çölüne kar yağmıştı. ♥ ABD’de, yaşları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste ya da gözaltında tutulmaktadır. ♥ Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür. ♥ Albert Einstein dokuz yaşına kadar düzgün konuşamamıştı. ♥ Amerika’da her saat 40 kişi kanserden hayatini kaybediyor. ♥ Amerika’da satışa sunulan ilk cd, Bruce springsteen`in "Born in Theusa" albümüdür. ♥ Amerikan havayolları, uçuşlarda yolculara sunduğu kahvaltılarda her tepsiden bir zeytini kaldırarak 1987 yılında 40 bin dolar kar etmiştir. ♥ Aslanlar bir günde 50 kez sevişebilirler. ♥ Atların insanlardan 18 tane fazla kemiği vardır. ♥ Avustralya’daki tuvaletlerin sifon suları saat yönünde akar. ♥ Ayı inlerinin girişleri her zaman kuzeye bakar. ♥ Başkan John F. Kenndy, yirmi dakikada dört gazete okuyabilirdi. ♥ Baykuş mavi rengi görebilen tek kustur ♥ Beethoven beste yapmadan önce kafasını soğuk suya sokardı. ♥ Bir Big Mac hamburgerin ekmeğinde ortalama 178 adet susam bulunuyor. ♥ Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır. ♥ Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür. ♥ Bir Erkek Hayatının Ortalama 3350 Saatini Tıraş Olmak İçin Harcar. ♥ Bir hamamböceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden dokuz gün yaşayabiliyor. ♥ Bir insan yaşamı boyunca iki yüzme havuzunu dolduracak kadar tükürük salgılar. ♥ Bir karınca kendi ağırlığının elli kati ağırlığı kaldırabilir. ♥ Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir kopeğinki kadar gelişmiştir. ♥ Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır. ♥ Bir kromozom bir genden daha büyüktür. ♥ Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer. ♥ Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir. ♥ Birinin yüzünü hatırlamak için beynin sağ tarafı kullanılır. ♥ Buckingham sarayında 602 oda bulunuyor. ♥ Bugüne kadar bilinen en ağır böbrek taşı 1.36 kg ♥ Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971 yılında Japonya’nın İshigaki Adası’nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır. ♥ Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı, 200 mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğindedir ve Belçika’dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir. ♥ Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat daha uzundur. ♥ Central park`ta yüzmek yasalara aykırıdır. ♥ Çocuklar baharda daha fazla buyuyor. ♥ Dalmaçyalılar gut olmayan tek köpek cinsidir. ♥ Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur. ♥ Döllenmeden sonra çocuğun boyu 5 milyon kat buyur... ♥ Dünyada her dakika iki tane düşük şiddette deprem olmaktadır. ♥ Dünyada insan başına düşen karınca sayısı bir milyondur. ♥ Dünyadaki hayvanların yüzde sekseni altı ayaklıdır. ♥ Dünyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almıştı.1878 yılının şubat ayında ♥ Connecticut New Haven’da yayımlanmıştı. ♥ Dünyanın bir numaralı domuz üreticisi ve tüketicisi cinliler. ♥ Dünyanın en büyük şeker ihracatçısı Küba’dır. ♥ Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi bambu, bir günde 90 cm kadar uzuyor=. ♥ Eğer Barbie gerçekten yaşasaydı vücut ölçüleri 97–72 82 cm olacaktı. ♥ Eiffel Kulesi’nin tepesine çıkana kadar 1792 basamak vardır. ♥ Elektrikli sandalye bir dişçi tarafından icat edilmiştir. ♥ En fazla asfaltlı yola sahip ülke Fransa’dır. ♥ En yakin oldukları noktada, Rusya ve Amerikanın birbirlerine uzaklıkları dört km `den daha azdır. ♥ Erkekler kadınlara göre on kat daha fazla renk koru oluyorlar. ♥ Eskimo dilinde kar yağışlarının farklarını tarif etmek için kullanılan yirmiden fazla sözcük vardır. ♥ Fareler kusamaz. ♥ Filler zıplayamayan tek memelidir. ♥ Gecen 3500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır. ♥ Global ısınma yüzünden yükselen deniz seviyesi 2050 yılında Shangai ve deniz kıyısındaki diğer cin şehirlerinde büyük sellere neden olacak. Bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak. ♥ Gözleri açık tutarak hapşırmak imkânsızdır. ♥ Gözlerimiz hiçbir zaman büyümez. Ama burnumuz ve kulaklarımızın büyümesi asla sona ermez.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
10/3/2008 - Türkçenin Tarihi Gelişimi ve Devirleri
Türkçe'nin ilk devresi hakkında açık ve kesin bir bilgi yoktur. İlk devrede Ana Türkçe ve daha sonraki devresinde İlk Türkçe adı verilmektedir. Bu devrelerden bugüne örnek kalmamıştır. Ana Türkçe farazî bir devredir. İlk Türkçe devresi, tarih sahnesinde görüldüğümüz zamana aittir. İlk Türkçe devresi; Büyük Hun İmparatorluğu zamanındaki Türkçe'dir. Bu devreden elimize herhangi bir örnek geçmemiştir. Hun devrinde söylenmiş bâzı şiirleri Çince metinlerden öğrenmek mümkündür. Vesikalara dayanan devre; Eski Türkçe adı verilen devrededir. Bu devrede milâdın başlangıcından II. asra kadar devam etmiştir. (Eski Türkçe denince ilmî araştırmalarda II. asır akla gelir.) Türkçe'nin tarihî gelişmesi üç devreye ayrılmaktadır. 1- Eski Türkçe devresi : Başlangıçtan, II. asra kadar. 2- Orta Türkçe devresi : II. asır - 13. asır arası. 3- Yeni Türkçe devesi : 13. asır - 20. asır arası.
1. ESKİ TÜRKÇE DEVRESİ : Bu devrenin bilinen ilk metinleri 8. yüzyılda dikilmiş olan Orhun anıtlarıdır. Bu devre de içinde ikiye ayrılır. a) Göktürkçe : Kendi yazımız olan Göktürk alfabesi kullanılmıştır. Bugüne kadar gelen en eski metindir. Göktürk yazısı ile yazılmış anıtlardır. b) Uygurca : İslâmiyet'ten önceki bu Eski Türkçe devresinin Göktürk yazıtlarından sonraki yazılı ürünleri Uygur Türkçesi metinleridir. Uygur Türkleri; Göktürklerin millî yazı dillerini bırakmış İranlılarla akraba olan bir kavim Soğdların yazısını ve Mani-Buda dinlerini kabul etmişlerdir. Eski Türkçe devresinin ikinci bölümünü teşkîl eden Uygur Türkçesi ile yazılmış eserler dinî mahiyettedir.
2. ORTA TÜRKÇE DEVRESİ : Bu devrede gerek Türk dilinde, gerek Türk kültüründe önemli değişmeler olmuştur. 10. asırda İslâmiyet resmen kabul edilmiş ve yazı olarak Arap harfleri alınmıştır. Bu devrede Karahanlı devletinin bulunması dolayısıyla Karahanlı Türkçesi de denmektedir. İslâmiyet'ten sonraki Türk edebiyatının ilk eseri Kutadgu Bilig'dir. 11. asırda yeni yazı dillerinin meydana gelem temayülü gösterdiği bir çağdır. Eski Türkçe devresindeki yazı dilinin ve bunun son safhası olan Uygur Türkçesi'nin bir devamı sayılmakla beraber zamanında Hakaniye Türkçesi diye adlandırılan Karahanlı Türkçesi, Doğu Türkçesi yazı dilinin başlangıcı olarak da kabul edilmektedir. Doğu, Batı ve Kuzey Türkçeleri olarak 13. asırdan itibaren ortaya çıkmaya başlayan yeni yazı dilleri devresi ile Eski Türkçe devresi arasındaki bu döneme; Orta Türkçe devresi veya geçiş devresi denmektedir.
3. YENİ TÜRKÇE DEVRESİ : 11. asrın yeni yazı dillerinin meydana gelme temayülü göstermeye başladığı Orta Türkçe devresini açıklarken işaret etmiştik. 13. asır sonlarına doğru, Doğu ve Batı Türkçe arasında yeni ve birbirinden farklı yazı dilleri meydana gelemeye başlamıştır. Doğu Türkçesi, Eski Türkçe'nin ve Karahanlı Türkçesi'nin bir devamı olarak ortaya çıkmıştır. Doğu Türkçesi, Orta Asya müşterek Türkçesi demektir. Batı Türkçesi, Oğuz Türkleri'nin konuşma diline dayanmaktadır. 13. asırdan itibaren yazı dili olarak kullanılmıştır. Batı Türkçesi iki koldan gelişmiştir. Bunları Osmanlı Türkçesi ve Azerî Türkçesi kabul edebiliriz. Bunlar arsındaki fark 15. asrın sonlarında görülmüştür. Daha önce her iki yazı dili de aynı özellikleri taşımıştır. Doğu Türkçesi'nin bir de Kuzey kolu vardır. 15. asra kadar devam etmiştir. Doğu Türkçesi ile ilgili Kuzey Türkçesi'ni Kıpçak Türkleri'nin kullandıkları yazı dili oluşturmuştur. Kıpçak Türkçesi mahsullerine, Kuzey Afrika'da ve Mısır'da rastlanmaktadır. Daha sonra Kıpçakça, Oğuzca unsurlar alarak Batı Türkçesi ile birleşmiştir. Çağatayca öncesi, Doğu Türkçesi adı da verilmektedir. Çağatay Türkçesi 15. asırda edebiyat dili olarak Ali Şîr Nevaî tarafından kurulmuştur. 16. asırda Babür Şah Çağatay Türkçesi'nin büyük temsilcisidir. 17. asırda da Çağatay Türkçesi ile yazılmış bâzı eserler bulunmaktadır. Çağatay Türkçesi'nin yerine Özbek yazı dili gelmiştir. Kuzey Türkçesi olarak Kıpçak Türkçesi'nden sonra Kırım ve Kazan Türkçesi'nin devam ettiğini görüyoruz. Batı Türkçesi iki koldan gelişmiş ve böylece bir edebiyat oluşmuştur. Osmanlı; Türkiye Türkçesi'nin tarihî devresini teşkil etmiştir. Bugün yeni Türkiye Türkçesi kullanılmıştır. Azerî Türkçesi ise Kuzey ve Güney olmak üzere iki kolda gelişmiştir. Doğu Anadolu halk ağızları lehçe itibari ile Azeri Türkçesi'ne yakındır. Böylece Teni Türkçe devresi 13. asırdan 1908'e kadar gelmiştir. Bunun kolları Osmanlı ve Azerî Türkçesi, Çağatay öncesi ve Çağatayca, Kıpçak Türkçesi ve Kazan Türkçesi'dir. Yeni Türkçe devresi bugünkü modern hâlini almıştır.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
10/3/2008 - Matematik Tarihçesi

Matematik insanlık tarihinin en eski bilimlerinden biridir. Çok eskiden, Matematik sayıların ve şekillerin ilmi olarak tanımlanırdı. Matematik de, diğer bilim dalları gibi, geçen zaman içinde büyük bir gelişme gösterdi; artık onu bir kaç cümle ile tanımlamak mümkün değildir. Şimdi söyleyeceklerim, matematiği tanımlamaktan çok, onun çeşitli yönlerini vurgulayan sözler olacaktır. Matematik bir yönüyle, resim ve müzik gibi bir sanattır. Matematikçilerin büyük çoğunluğu onu bir sanat olarak icra ederler. Bu açıdan bakınca, yapılan bir işin, geliştirilen bir teorinin, matematik dışında şu ya da bu işe yaraması onları pek ilgilendirmez. Onlar için önemli olan, yapılan işin derinliği, kullanılan yöntemlerin yeniliği, estetik değeri ve matematiğin kendi içinde bir işe yaramasıdır. Matematik, başka bir yönüyle, bir dildir. Eğer bilimin gayesi evreni; evrende olan her şeyi anlamak, onlara hükmetmek ve yönlendirmek ise, bunun için tabiatın kitabını okuyabilmemiz gerekir. Tabiatın kitabı ise, Galile’nin çok atıf alan sözleri ile, matematik dilinde yazılmıştır; onun harfleri geometrinin şekilleridir. Bunları anlamak ve yorumlayabilmek için matematik dilini bilmemiz gerekir. Matematik, başka bir yönüyle de satranç gibi entelektüel bir oyundur.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Merhaba!Ben Merve.Bu blogu sizlerin yararı için açtım.5. sınıfa gidiyorum.
Kategoriler
Arkadaşlarım
• yasemin97merve
Myspace Graphics
|